<a href="http://www.hayatonda.com/agva.html"><b>Ağva</b></a> <a href="http://www.hayatonda.com/silivri.html"><b>Silivri</b></a> <a href="http://www.hayatonda.com/abant.html"><b>Abant</b></a> <a href="http://www.hayatonda.com/yalova.html"><b>Yalova</b></a> <a href="http://www.hayatonda.com/armutlu.html"><b>Armutlu</b></a>
 

İstanbuldere Gezimiz

İstanbuldere Gezimiz

Meteorolojinin şiddetli sağanak yağış uyarılarına kulak asmayıp, yaz yağmurudur gelir geçer diyerek yola çıktığımız, yine güzel bir pazar günü gezisi geçirdik. detaylar

Poyrazlar Gölü

Poyrazlar Gölü

İstanbul, Kocaeli, Adapazarı’ndan gelenler için yakın yer diyebileceğimiz Poyrazlar Gölü; dünyadaki cennetlerden biri. Gölde süzülen kuğular ve nilüfer çiçekleri, huzur ve dinginlik için mükemmel bir ortam yaratıyor. detaylar

26 Temmuz Sapanca Gezisi

26 Temmuz Sapanca Gezisi

Toplam 302 km yol yapmışız arkadaşlar. Sabah 08,00 de Faik abimin yeni aygırı ile birlikte her zamanki yerden hareket ederek E5 üzerinden İzmit`e vardık. Yol kenarında bir sigara molasından sonra yolda hiç sürat yapmadan, gayet temkinli bir sürüş izleyerek Sapanca gölünün kuzey yakasında kahvaltı molası verdik. Bulunduğumuz yeri çok sevdik ve uzun süre orada takılı kaldık (çünkü Nargile vardı). Temiz havayı ciğerlerimize çektikçe başımız dönmeye başladı.

Saat 14,30 sıralarında aynı yolda geri dönerek Maşukiye üzerinden Sapanca merkeze ulaştık. Yani gölün güney yakası. Burada da çay, ihtiyaç molası verdik. Planda Kartepe de bulunmasına rağmen havanın kötüye dönmesi sonucu buraya çıkmayı başka bir zamana erteledik. Akşam kös kös evimizin yolunu tuttuk. Faik abime yine tşkler. saolsun varolsun.

Sapanca İznik Gezisi

Sapanca İznik Gezisi

04 Temmuz Cumartesi sabahı saat 6:00 da İzmit üzerinden Sapanca’ya doğru yola koyulduk. Sapanca gölü kenarında kahvaltımızı yaptıktan sonra Bilecik yolu üzerinden İznik’e dogru ilerledik. Yol üzerinde çesme ve köy kahvelerinde yaptığımız hoş sohbetle yolumuzu tamamladık. İznik merkeze motorlarımızı bırakarak keyifli bir şehir turu yaptık. Sahilde nefis bir yayın ızgara ile midemizi doyurduktan sonra tarihi mekanlar ve müzeleri gezerek günü tamamladık. Akşam dönüş yolunda Hayriye köyünde çayımızı içtitikten sonra sırasıyla Karamürsel – Topçular yaparak eve döndük.

20 Temmuz Istanbul Deresi Gezisi

20 Temmuz Istanbul Deresi Gezisi

İstanbul’a çok yakın ama bize bir o kadar uzak İstanbul Deresi Modern hayatın bize dayattığı hızlılıkta yaşarken durup, arkadan gelen ruhunuzu beklemek için bir başlangıç yapmak isterseniz İstanbul Deresi’ndeki yürüyüş parkuru ve Sapanca Gölü tam size göre.

Muhteşem bir köy kahvaltısı sonrası dere kenarında muhabbet eşsizdir. Gelecekler lütfen isim yazdırsın.

BULUŞMA YERİ: MALTEPE SAHİL MC DONALDS KARŞISI

HAREKET SAATİ: SABAH 7:30     (LÜTFEN GEÇ KALMA OLMASIN:)

Geziye Katılacaklar:
 Servet – Sinem-yağmur
 Ahmet
 Faik
 Coşkun
 Zeki
 Kunt
 Onur – Emre
 Serkan – Cansu
 Serhat
 Berna
 Erdoğan
 Orçun
 Muzaffer – zuhal
 Mehmet
 Didem
 Ali
 Mümine

Nasıl gideriz?
T.E.M. otoyolu SAPANCA gişelerinden çıktığınızda Sapanca – Adapazarı yönüne ( sağa ) doğru yolu takip ederseniz kısa bir süre sonra SAPANCA girişindeki köprü başı mevkiinde bulunan Trafik Işıklarına ulaşacaksınız. Trafik ışıklarından 50 metre sonra sağa dönen ilk yolu ( Kader Market Yanı ) takip ederseniz İstanbul Deresi’ne ulaşacaksınız. Yol boyunca İstanbul Dere tabelaları size yardımcı olacaktır.

Sabah güneşin doğuşunu Eminönü`nden bir izleyim dedim. Hiç izlememiştim.  Saat 6:45   :)

  

   Fotoğraf makinamın pilini şarj etmeyi unuttuğum için bu gezide az fotoğraf çekebildim kusura bakmayın.

İstanbul Deresi Gezisi

İstanbul Deresi Gezisi

1 Temmuz 2007 Pazar günü yaptığımız Sapanca İstanbul Deresi Gezisi

Sabah saat 07 civarı Erhan(wes), İzel (easy), Serkan(BSI), Faik Abi, Servet, Ahmet, Coşkun, Erdogan olarak 8 Motor, 13 Kişi Sapanca İstanbul Deresine gittik. Muhteşem güzel bir kahvaltı yaptık. Kahvaltı sofrasında yok yoktu.. İşte geziden görüntüler..

İstanbuldere

İstanbuldere

İstanbul’a çok yakın ama bize bir o kadar uzak İstanbul Deresi… Modern hayatın bize dayattığı hızlılıkta yaşarken durup, arkadan gelen ruhunuzu beklemek için bir başlangıç yapmak isterseniz İstanbul Deresi’ndeki yürüyüş parkuru ve Sapanca Gölü tam size göre…

Batılı bir grup araştırmacı, bir Kızılderili kabilesiyle yolculuğa çıkar. Çantalarını sırtlanmış yabancılar gidecekleri yere ulaşmak için ormanda heyecan içinde ilerlerken, kabileyi de sürekli hızlı olmaları yönünde uyarırlar. Kızılderililer ansızın durur. Bir profesör aceleyle yanlarına giderek “Niçin durdunuz?” diye sorduğunda, şef, “Ruhlarımız geride kaldı, onları bekliyoruz.” der.

Belki de hepimizin unuttuğu; mekanikleşmiş hayatın içerisinde ruhumuza aldırmadan son hızla giderken yolun amacını bile unuturuz. Sonuna geldiğimizde ruhumuz bize yetişemez, bizimle hareket edemez olmuştur. Peki neden ve nereye bu yolculuk? Küçüklüğümden beri hep ilgi duymuşumdur doğaya. İzlediğim filmlerde yanlışlıkla ormana düşen çocuklara imrenerek bakmışımdır. Bu hasretimi bir nebze de olsa hafifletmek için Sapanca’da Erdemli köyüne bağlı genellikle yürüyüş yapmak, bol bol oksijen almak ve en önemlisi de ruhunu beklemek isteyenlerin mekânı olan İstanbul Deresi’ne düşüyor yolumuz. Ağaçlarını genellikle tanımadığım, bana yabancı olan ormanın, belli belirsiz yolunda, telaşsız, dingin ama huzursuz ilerlerken yaptığım en önemli yolculuklardan biri olduğunu fark ediyorum. Bu iç yolculuğuma kestane ağaçlarını, kurumuş yaprakları ve şelale sesini de ortak ediyorum. Yabancıyım ormana, kendime… Arayış yoruyor gözlerimi, iç sesimi dışsallaştırıp soruyorum kendime: Nereye?

Şehirde bıraktığım ruhumu bu ormanda bekleyerek bulma niyetindeydim. Bu belki hemen olacak belki de yıllar sürecek. Ama beklerken hiç değilse ormana yakınım, hiç olmadığım kadar yakınım kendime. Ruhum ve bedenim arasında kurmam gereken denge, buydu gerçek olan, ağaçlar, hazan yapraklarının çıkardığı sesti gerçek olan, bendim sahte olan, bendim ben olamayan.

Zaman kavramının hiç var olmadığını düşünüyorum bazen, soyut olaylar akışına zaman diye isim verilmiş, insanları bir şekilde kendi içine hapsetmiş. Yaşamımı inşa ettiğim tüm temeller sarsılıyor yerinden, zaman bunu sarsıyor derinden; ki bu bir başlangıç diyorum… Bedenimizin yaşaması için ruhumuzun ölmesi gerekmiyor!

Yolda gördüğüm Yavaşla tabelalarına bile aldırmadan, son süratle ilerleyen bir yolculuktu İstanbul Deresi… Bu hızlandırılmış zaman içinde artık; geride bıraktığım ruhumu, durup, kalan kısmıyla geri toplamak, eğer hâlâ peşimdeyse.

Yolculuklarda; yolculukların getirdiği değerleri hayatıma yerleştirmeyi ve bunlarla zenginleşmeyi öğreniyorum. Gezilerle hem kendinize hem de doğaya ufak bir yolculuk yapabilirsiniz! Çok hızlı ilerlemeden…

Nasıl gideriz?
T.E.M. otoyolu SAPANCA gişelerinden çıktığınızda Sapanca – Adapazarı yönüne ( sağa ) doğru yolu takip ederseniz kısa bir süre sonra SAPANCA girişindeki köprü başı mevkiinde bulunan Trafik Işıklarına ulaşacaksınız. Trafik ışıklarından 50 metre sonra sağa dönen ilk yolu ( Kader Market Yanı ) takip ederseniz İstanbul Deresi’ne ulaşacaksınız. Yol boyunca İstanbul Dere tabelaları size yardımcı olacaktır.

Adresi: İstanbuldere Köyü, Sapanca / Sakarya
Telefonu: 0264 582 6739
Mekanın web adresi:
http://www.istanbuldere.net

[mappress]

Sapanca

Sapanca

İstanbul-Ankara yolunda gidip gelenlerin yakından bildiği bir yöre Sapanca… İzmit’ten sonra birden karşınıza çıkan Sapanca Gölü ve gölü çevreleyen yeşillik hemen içinizi açmaya başlıyor. Sapanca’ya trenle ulaşım da mümkün.

İstanbul’dan Adapazarı’na bağlı Sapanca’ya gelmenin en kısa yolu, ücretli TEM Otoyolu üzerinden… Siz en iyisi, gelir gelmez kendinizi göl kenarında bir restorana atın ve Sapanca’nın tadını çıkarmaya başlayın.

Nasıl Gidilir ?

İstanbul’dan Adapazarı’na bağlı Sapanca’ya gelmenin en kısa yolu, ücretli TEM Otoyolu üzerinden